Müziklopedi

- Ta -
- Tb -
- Tc -
- Tç -
- Td -
- Te -
- Tf -
- Tg -
- Th -
- TI -
- Ti -
- Tj -
- Tk -
- Tl -
- Tm -
- Tn -
- To -
- Tö -
- Tp -
- Tr -
- Ts -
- Tu -
- Tü -
- Tv -
- Ty -
- Tz -
- T Harfi / Ta -
''Müziklopedi Müzik Ansiklopedisi'' Tuğrul Göğüş tarafından internet ortamında küğcüler ve küğseverlerin yararlanması amacıyla hazırlanmaktadır.

Taballo: Timbal.
Tablatura: Eski bir nota yazısı.
Tacet: Sus, sükut. Tacet konulan kısmın sonuna kadar susulur.
Tacent: (Bkz.: Tacet).
Tact: Ölçü.
Tactus: Ölçü vurmak.
tahbererbekircan.jpg
Bekircan Tahberer
Tahberer, Bekircan: Bekircan Tahberer 1961 yılında Adana’da doğdu. 1984 yılında “Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Alman Dili ve Eğitimi Bölümü”nden mezun oldu. Almanca eğitimi sırasında İngilizce de çalıştı ve üniversiteden mezun olduktan sonra yabancılar için Türkçe öğretmenliği yaptı, mütercim tercüman olarak çalıştı. 1989 yılında “Adana Müzesi”ne kayıtlı olarak antik sikke ve arkeolojik eser koleksiyonuna ve Kilikia sikkeleri üzerine araştırmalara başladı. “Kilikia Sikkeleri” başlıklı kitabı ve 1500 sikkeden oluşan “Tahberer Koleksiyonu Kilikya Sikkeleri Kataloğu”nu hazırladı. İki yıllık eğitiminden sonra 2005 yılında “Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Deontoloji ve Tıp Tarihi Bölümü”nden yüksek lisans diploması aldı. Bekircan Tahberer antik numismatik çalışmaları yanında “Alman Arkeoloji Enstitüsü” desteği ile Dr. Werner Bachmann tarafından hazırlanan “Anadolu Müzik Tarihi Ansiklopedisi” için Dr. Bachmann adına Van, Malatya, Maraş, Mersin, Antakya ve Gaziantep Müzelerinde araştırmalar yaptı. Antik sikke biliminin tanıtılması için Türkiye’de, Amerika’da ve halen yaşamakta olduğu Kanada’da konferanslar verdi, kurslar düzenledi. Bekircan Tahberer’in Türkiye, Avrupa ve Amerika’daki çeşitli bilimsel dergilerde yayınlanmış otuzun üzerinde makalesi bulunmaktadır. Bekircan Tahberer'in aynı zamanda Adana kentinde küğ yaşamına aktif katkıları olmuş ve “Çukurova Müzik Dostları Derneği” bünyesinde önemli çalışmalar yapmıştır.
tahbererdeniz.jpg
Deniz Tahberer
Tahberer, Deniz: 1989 yılında Adana’da doğdu. Dört yaşında Ferhang Hüseyinov ile keman, Leyla Hüseyinova ile remileme dersleri alarak küğ eğitimine başladı. 1996 yılında düzenlenen yetenekli çocuklar yarışmasında bölge birincisi, ülke finalinde de Türkiye ikincisi oldu. İlk orkestra dinletisini Mayıs 1997’de, henüz sekiz yaşında iken “Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası”yla birlikte verdi. Temmuz 1997’de Polonya’nın Lancut kentinde yapılan yaz kursuna katıldı ve Lancut sarayında ikinci orkestra eşlikli dinletisini gerçekleştirdi. Adana, Mersin, Hatay ve İzmir’de çeşitli dinletilere katıldı. 1998 yılında Eskişehir’de yapılan ustalık kursunda “Moskova Çaykovski Konservatuvarı” Dekanı Prof. Sergei Kravchenko ile çalıştı. 23 Nisan 1999’da “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası” ile İzmir’de çaldı. 23 ve 24 Nisan 2000’de “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” eşliğinde Adana ve Tarsus’ta dinletiler verdi. Temmuz 2000 tarihinde Zürich–İsviçre’de Vladimir Spivakov’un ustalık kursuna katıldı. Nisan 2001’de “Antalya Devlet Senfoni Orkestrası” eşliğinde Antalya’da çaldı. Haziran 2002 tarihinde “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası” eşliğinde yedinci orkestra dinletisini gerçekleştirdi. Ağustos 2002’de Prag’da, Temmuz 2003’te Lisbon’da yapılan yaz kurslarında yine Prof. Sergei Kravchenko ile çalıştı. Temmuz 2004’te Cremona’da yapılan “Canetti Uluslararası Küğ Festivali ve Keman Yarışması”nda dördüncü oldu. Yine aynı festivalde “Çağdaş Eser Yorumu” dalında sınıf arkadaşı Önder Baloğlu ile birlikte üçüncülük ödülü aldı. 2004 güz döneminde yapılan sınavlarda başarılı olarak “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yönetim Kurulu” tarafından lise birinci sınıftan sonra üçüncü sınıfa devam etmesine karar verildi. 2005 yılında “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Lise Bölümü”nden mezun olan Deniz Tahberer Robert Rozek’in öğrencisi olmaya hak kazandığı “Vancouver Küğ Akademisi”ndeki eğitimine 2005 yılında başladı ve Tahberer ailesi Kanada’ya yerleşti. 2006 yılında “Otuzuncu Kay Meek Burs Yarışması”nda “Eva Bene Bursu” ile ödüllendirildi.
tahbererselma.jpg
Selma Tahberer
Tahberer, Selma: “İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü”nden mezun olduktan sonra bir süre serbest muhasebeci olarak çalıştı. 1998 yılında “TÜRMOB” tarafından Ankara’da yapılan sınavları vererek ''Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Belgesi” aldı. Çocukluğundan beri resim, seramik ve heykel sanatına olan ilgisi nedeniyle ilk üniversite eğitimi ve mezuniyetinden sonra çeşitli kurslara katıldı. 1997 yılında “Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim Öğretmenliği Bölümü Heykel Anasanat Dalı”na kabul edildi. Eğitim süreci içerisinde birçok sınıf sergisine heykel çalışmalarıyla katıldı. 2001 yılında mezun oldu. Aynı yıl başlattığı heykel plaket projesi Türkiye çapında birçok kuruluş tarafından ilgi gördü. İlk kişisel heykel sergisini 11–21 Ekim 2004 tarihinde “Adana 75.Yıl Sanat Galerisi”nde açtı. 2006 yılında “Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü”nde seramik heykel konusunda çalışmalar yaparak yüksek lisans diploması aldı. Türkiye ve Kanada’da çeşitli yerlerde heykel kursları verdi. Adana'da Taş Köprü ile Girne Köprüsü arasına dikmeyi planladığı Şehir Tanrıçası ve Nehir Tanrısı “Anıt Heykel Projesi” Adana Valiliği tarafından desteklendi. Selma Tahberer’in Haruniye’de bulunan “Karacaoğlan Anıt Heykeli” (2005) ile Yenice’de bulunan “Uğur Mumcu” büst anıtı yanında yüzlerce çalışması dünyanın dört bir tarafında sergilenmektedir. Sanatçı “Çukurova Müzik Dostları Derneği”nin de üyesi olmuş, yönetim kurulunda görev yapmıştır.
Talon de l'archet: Yayın topuğu.
Tambour: Trampet.
Tambour de Basque: (Bkz.: Tamburo Basco).
Tambour de Jazz: Tek derisi olan kısa silindirli davul.
Tamburo Basco: Def. Tek derili, kasnağında çıngıraklar olan trampet.
Tam–Tam: Afrika yerlilerinin davulu. Çekiçle çalınan gong. Uluslararası sanat küğünde düşey bir planda asılı duran daire şeklindeki madeni plak.
Tanburo: (Bkz.: Tambour).
Tango: İki dörtlük (2/4) ölçüde yavaşça bir Arjantin dansı. “Tangonun Tarihçesi” adlı yazıda Jorge Luis Borges tangonun hem şehvet, hem de müthiş bir şiddetle dolu olduğunu belirtir. İddiaların tersine tango Buenos Aires’in kenar mahallelerinde, gecekondu semtlerinde doğmamıştır; tangonun kökeninin genelevler olduğu konusunda çok kişi fikir birliği içerisindedir. Bu düşüncede olanlara göre tangonun doğuş tarihi 1880 ile 1890 arasındadır. Üstelik ilk tango orkestralarını oluşturan çalgılar arasında yer alan piyano, flüt, keman ve daha sonraları bandoneon’un yüksek maliyetleri de bu görüşü doğrulamaktadır.
Tanto: ...Kadar. ...O kadar.
Tanto Possibile: Mümkün olduğu kadar.
tanureksevim.jpg
Sevim Tanürek
Tanürek, Sevim: Ülkemizin önemli devlet adamlarından birisi oğlu olan şahıs kırmızı ışıkta durmadan geçtiğinde peşine takılan trafik ekibinden kurtulmak için hızlanırken Sevim Tanürek’e çarpmış, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan sanatçı altı gün sonra ölmüştür. Karakola götürülen bu şahsa polislerin ehliyet sormaması sanatçının eşinin dikkatini çekmiş, bu durumu polislere hatırlattığında ise “Siz ukalalık etmeyin, biz ne yapacağımızı biliriz” gibi bir cevap almıştır. Kazadan sonra belediye arazözleri kazanın olduğu mahale gelip caddeyi baştan aşağı yıkamış ve otuzbeş metrelik fren izini tamamen silmişlerdir. Sözkonusu şahsa kazadan sonra üç ay önce verilmiş gibi ehliyet düzenlenmiş, sanatçının kocası hakime çocuğun ehliyeti olmadığını, düzmece ehliyet verildiğini söylediğinde belediye başkanını sahtecilikle suçlamaması yolunda azar işitmiştir. Olayı gören tanıkların hepsi tehdit edilip korkutulmuş, bu durumda Sevim Tanürek’in eşi olayın peşini bırakmak zorunda kalmıştır. Sonuçta mahkeme trafik canavarı genci üç ay hapse mahkum etmiş, bu ceza 1998’in rakamlarıyla beşyüzkırkbin lira cezaya çevrilmiştir. Güzide sanatçı Sevim Tanürek’in eşi Emin Çölaşan’a olayı bu cümlelerle aktarmıştır. Tanürek'e çarpan otomobili kullanan, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Burak Erdoğan idi.
Tarantella: Üç sekizlik (3/8) ya da iki sekizlik (2/8) ölçüde çok hızlı bir Napoli şarkısı.
Tarantelle: (Bkz.: Tarantella).
tarcanhaluk.jpg
Haluk Tarcan
Tarcan Haluk: ''İstanbul Konservatuvarı”nı Ferdi Statzer’in öğrencisi olarak bitiren Haluk Tarcan Roma’da ve “Siena Chigi Küğ Akademisi”nde Guido Agosti ile çalıştı. Daha sonra Salzburg “Mozarteum Akademisi”nde Carlo Zecchi ile ve Paris’de özel kurlar çerçevesinde Jacques Février ile piyano çalışmalarını sürdüren sanatçı 1994 yılına dek Paris, Münih, Ulm, Erding, Cenevre, Salzburg, Viyana, Varşova, New York, Ottava ve Toronto’da çeşitli dinletiler verdi. Münih resitalinde çalmış olduğu Debussy’nin “Altı Prelüdü” CD’ye kaydedildi. Değerli bir küğ pedagogu olan Tarcan, Verda Erman’ın da öğretmenliğini yaptı ve O’nu Ferdi Statzer’in sınıfı seviyesine yükseltti. Ayrıca “Paris Konservatuvarı”nın öğrencilerinden P. Alain Volondat’yı iki yıl çalıştırarak tüm tekniğini değiştirmesini sağladı ve Volondat’nın “1983 Uluslararası Kraliçe Elisabeth Yarışması Büyük Ödülü”nü almasını sağladı. Tarcan’ın Paris’te yetiştirdiği öğrencileri “Cl. Kahn Ulusal Piyano Yarışması”nda birincilik dahil çeşitli ödüller aldılar. Sanatçı ayrıca “Günümüzdeki Piyano Tekniği – Bilek Sakatlanmaları” konusunda piyano tekniğini gösteren Fransızca bir yayının da yazarıdır. Ancak 1994 yılında geçirdiği ağır bir deniz kazası sonrası dirseklerinden sakatlanınca piyanodan vazgeçmesi gerekti ve onbir yıl dinletilerden uzak kaldı. Bir yandan yeni bir piyano tekniği ararken diğer yandan da “Sanat Tarihi” alanında ikinci bir üniversite daha bitirdi. Üniversite üstü bilimsel araştırmalar da yapan Tarcan Paris “CNRS/Bilimsel Ulusal Araştırma Merkezi”nde çalıştı. Bilimsel araştırmacı olarak Sorbon’da altıncı seksiyonda yer aldı. Haluk Tarcan etnolojik konulardaki çalışmalarıyla da büyük önem taşımaktadır. “Paris Bilimsel Araştırma Merkezi” ve “Sorbon”daki öğrenimin verdiği olanaklarla bilinmeyen büyük bir Ön–Türk uygarlığını ortaya koymuş olan Mirşan’la çalışarak O’nun Batı uygarlıklarındaki karşılığını aradı. Evrensel uygarlıkların kökenindeki Ön-Türk kültürünü tüm dünyaya tanıtmak için 6 kitap, Türkçe ve Fransızca makaleler yazdı ve Paris, Viyana, Zürih ve ülkemizde çeşitli konferanslar verdi. 2004’te sakatlığını kendi piyano tekniği sayesinde yenmiş olarak dinletilere yeniden başladı ve Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Amacı piyano öğreniminin genelde yanlış ve eksik olduğu ülkemizde Fransız çocuklar yerine Türk çocuklarını yetiştirmek ve onlar arasında yetenekli olanları uluslararası yarışmalara hazırlamak, dinletilerine yeniden başlamak, bazı yanlış saydığı yorumlara karşı CD’ler hazırlamak, büyük Ön–Türk uygarlığının tanınması için gerekli etkinliklerde bulunmak olarak açıklanabilir.
Tasto: (Bkz.: Tasto Solo).
Tasto Solo: Bir "continuo" partında yalnızca belirtilen notanın (bas sesinin) yürütüleceğini gösteren işaret.
taylanatilla.jpg
Atilla Taylan
Taylan, Atilla: 1944 yılında Adana’da doğdu. 1961 yılında “Adana Erkek Lisesi”ni bitirdi. 1970 yılında “İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji–Jeofizik Bölümü”nü ve 1979 yılında “Jeoloji Mühendisliği Bölümü”nü bitirdi. 1970–1971 yıllarında “Maden Tetkik Arama Enstitüsü”nde jeolog olarak çalıştı. 1971–1972 yıllarında Adana’da Ziyapaşa Bulvarı’nda Mahmut Akan’ın villasında “Chicago Fun Club”ı kurarak küğ etkinlikleri gerçekleştirdi. Bu etkinlikler “BBC”nin ilgisini çekti ve iki muhabir göndererek Atilla Taylan ile mülakat yaptılar. Taylan “İncirlik Amerikan Hava Üssü Komutanlığı” vasıtasıyla “Chicago Topluluğu”ndan övgü ve teşekkür aldı. “Chicago Fun Club” zamanın Türk pop ve rock sanatçılarının yanı sıra çok yönlü bir sanatçı olan Özdemir Erdoğan’ın da ilgisini çekti ve onur konuğu olarak Adana’ya geldi. Taylan 1972–1977 yılları arasında müteahhitlik ve mühendislik hizmetleri yürüttü ve 1977 yılının sonunda “Devlet Su İşleri Adana Bölge Müdürlüğü”nde çalışmaya başladı ve başmühendis olarak 1996 yılında emekli oldu. Taylan küğ ile ilkokulda dinleyici olarak tanıştı. Taylan’a göre iyi bir dinleyici olmak iyi bir küğcü olmak kadar zordur. Taylan 1992 yılında Emin Güven Yaşlıçam ile tanıştı ve kendisini “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası”nın içinde buldu. Aynı yıl “Çukurova Filarmoni Derneği”ni kurdular. Taylan bu derneğin genel sekreteri olarak 1997 yılına kadar Adana kentinin sanat ve kültür kalkınmasına hizmet verdi. Bu orkestranın bir salona kavuşması için verilen zorlu mücadelelerin başında yer aldı. Orkestra için salon yerini alıp ihalesi yapılmış ve inşaatına başlanılmış iken bazı nedenlerden ötürü “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası”ndan ayrılmasından sonra inşaat bıraktığı gibi kaldı. Taylan’ın “Çukurova Filarmoni Derneği”nde çalıştığı yıllarda çeşitli resitaller düzenlendi, sinfoni orkestraları ile rock gruplarının ortaklaşa yaptıkları “sinfonik rock” modasına uyarak “Grup Paralel” ile Yaşlıçam’ın yönetkenliğinde başarılı dinletiler düzenlediler. Bu dönemde Belediye Başkanı olan Selahattin Çolak’ın önderliğinde “Al Bano & Romina Power” ikilisine ve oniki kişilik grubuna Adana’da dinleti verdirttiler. “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” yönetimi “Filarmoni Derneği” ile anlaşmazlığa düştükten sonra para kaynağı bulabilmek için Atilla Taylan ve arkadaşları “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Koruma ve Yaşatma Derneği”ni kurdular. 1996–1998 yılları arasında bu derneğin genel sekreteri olan Dr. Bülent Büyükiz ile “British Council”in büyük katkıları ile İngiliz ve Türk grup ve orkestraları ile onbeşin üzerinde dinleti gerçekleştirdiler. 1998 yılında “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” yönetiminin isteği üzerine “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Koruma ve Yaşatma Derneği”nin faaliyetlerine son verdiler. Taylan’ın son zamanlarda küğ yaşantısı bazı etkinliklere grup monte etmek, özel mekanlarda küğ konulu sohbetler ve toplantılar düzenlemek, küğ arşivlerine ve zor bulunan CD ve DVD’lere erişmek için çaba harcamak ve bolca küğ dinlemekle sınırlı bulunmaktadır.
Tuğrul Göğüş