|
|
 |
 |
''Müziklopedi Müzik Ansiklopedisi''
Tuğrul Göğüş tarafından internet ortamında
küğcüler ve küğseverlerin yararlanması amacıyla hazırlanmaktadır.
|
 |
Tablatura: Eski bir nota yazısı.
Tacet: Sus, sükut. Tacet konulan kısmın sonuna kadar
susulur.
Tahberer, Bekircan: Bekircan Tahberer 1961 yılında
Adana’da doğdu. 1984 yılında “Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Alman Dili ve Eğitimi
Bölümü”nden mezun oldu. Almanca eğitimi sırasında İngilizce de çalıştı ve üniversiteden
mezun olduktan sonra yabancılar için Türkçe öğretmenliği yaptı, mütercim tercüman olarak çalıştı.
1989 yılında “Adana Müzesi”ne kayıtlı olarak antik sikke ve arkeolojik eser koleksiyonuna
ve Kilikia sikkeleri üzerine araştırmalara başladı. “Kilikia Sikkeleri” başlıklı
kitabı ve 1500 sikkeden oluşan “Tahberer Koleksiyonu Kilikya Sikkeleri Kataloğu”nu hazırladı.
İki yıllık eğitiminden sonra 2005 yılında “Çukurova Üniversitesi Sağlık
Bilimleri Enstitüsü Deontoloji ve Tıp Tarihi Bölümü”nden yüksek lisans diploması aldı. Bekircan
Tahberer antik numismatik çalışmaları yanında “Alman Arkeoloji Enstitüsü” desteği
ile Dr. Werner Bachmann tarafından hazırlanan “Anadolu Müzik Tarihi Ansiklopedisi” için Dr.
Bachmann adına Van, Malatya, Maraş, Mersin, Antakya ve Gaziantep Müzelerinde araştırmalar yaptı.
Antik sikke biliminin tanıtılması için Türkiye’de, Amerika’da ve halen yaşamakta olduğu
Kanada’da konferanslar verdi, kurslar düzenledi. Bekircan Tahberer’in Türkiye, Avrupa ve Amerika’daki çeşitli
bilimsel dergilerde yayınlanmış otuzun üzerinde makalesi bulunmaktadır. Bekircan Tahberer'in aynı
zamanda Adana kentinde küğ yaşamına aktif katkıları olmuş ve “Çukurova Müzik Dostları
Derneği” bünyesinde önemli çalışmalar yapmıştır.
Tahberer, Deniz: 1989 yılında Adana’da doğdu.
Dört yaşında Ferhang Hüseyinov ile keman, Leyla Hüseyinova ile remileme dersleri alarak küğ eğitimine
başladı. 1996 yılında düzenlenen yetenekli çocuklar yarışmasında bölge birincisi, ülke
finalinde de Türkiye ikincisi oldu. İlk orkestra dinletisini Mayıs 1997’de, henüz sekiz yaşında
iken “Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası”yla birlikte verdi. Temmuz
1997’de Polonya’nın Lancut kentinde yapılan yaz kursuna katıldı ve Lancut sarayında ikinci
orkestra eşlikli dinletisini gerçekleştirdi. Adana, Mersin, Hatay ve İzmir’de çeşitli dinletilere
katıldı. 1998 yılında Eskişehir’de yapılan ustalık kursunda “Moskova Çaykovski
Konservatuvarı” Dekanı Prof. Sergei Kravchenko ile çalıştı. 23 Nisan 1999’da “İzmir
Devlet Senfoni Orkestrası” ile İzmir’de çaldı. 23 ve 24 Nisan 2000’de “Çukurova
Devlet Senfoni Orkestrası” eşliğinde Adana ve Tarsus’ta dinletiler verdi. Temmuz 2000 tarihinde
Zürich–İsviçre’de Vladimir Spivakov’un ustalık kursuna katıldı. Nisan 2001’de
“Antalya Devlet Senfoni Orkestrası” eşliğinde Antalya’da çaldı. Haziran 2002
tarihinde “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası” eşliğinde yedinci
orkestra dinletisini gerçekleştirdi. Ağustos 2002’de Prag’da, Temmuz 2003’te Lisbon’da yapılan
yaz kurslarında yine Prof. Sergei Kravchenko ile çalıştı. Temmuz 2004’te Cremona’da yapılan
“Canetti Uluslararası Küğ Festivali ve Keman Yarışması”nda dördüncü oldu. Yine
aynı festivalde “Çağdaş Eser Yorumu” dalında sınıf arkadaşı Önder
Baloğlu ile birlikte üçüncülük ödülü aldı. 2004 güz döneminde yapılan sınavlarda başarılı
olarak “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yönetim Kurulu” tarafından lise birinci
sınıftan sonra üçüncü sınıfa devam etmesine karar verildi. 2005 yılında “Çukurova
Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Lise Bölümü”nden mezun olan Deniz Tahberer Robert Rozek’in öğrencisi
olmaya hak kazandığı “Vancouver Küğ Akademisi”ndeki eğitimine 2005 yılında
başladı ve Tahberer ailesi Kanada’ya yerleşti. 2006 yılında “Otuzuncu Kay Meek Burs
Yarışması”nda “Eva Bene Bursu” ile ödüllendirildi.
Tahberer, Selma: “İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi İşletme Bölümü”nden mezun olduktan sonra bir süre serbest muhasebeci olarak çalıştı.
1998 yılında “TÜRMOB” tarafından Ankara’da yapılan sınavları vererek
''Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Belgesi” aldı. Çocukluğundan beri resim, seramik ve heykel
sanatına olan ilgisi nedeniyle ilk üniversite eğitimi ve mezuniyetinden sonra çeşitli kurslara katıldı.
1997 yılında “Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim Öğretmenliği
Bölümü Heykel Anasanat Dalı”na kabul edildi. Eğitim süreci içerisinde birçok sınıf sergisine
heykel çalışmalarıyla katıldı. 2001 yılında mezun oldu. Aynı yıl başlattığı
heykel plaket projesi Türkiye çapında birçok kuruluş tarafından ilgi gördü. İlk kişisel heykel sergisini
11–21 Ekim 2004 tarihinde “Adana 75.Yıl Sanat Galerisi”nde açtı. 2006 yılında
“Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü”nde seramik heykel konusunda çalışmalar
yaparak yüksek lisans diploması aldı. Türkiye ve Kanada’da çeşitli yerlerde heykel kursları verdi.
Adana'da Taş Köprü ile Girne Köprüsü arasına dikmeyi planladığı Şehir Tanrıçası ve
Nehir Tanrısı “Anıt Heykel Projesi” Adana Valiliği tarafından desteklendi. Selma
Tahberer’in Haruniye’de bulunan “Karacaoğlan Anıt Heykeli” (2005) ile Yenice’de
bulunan “Uğur Mumcu” büst anıtı yanında yüzlerce çalışması dünyanın
dört bir tarafında sergilenmektedir. Sanatçı “Çukurova Müzik Dostları Derneği”nin
de üyesi olmuş, yönetim kurulunda görev yapmıştır.
Talon de l'archet: Yayın topuğu.
Tambour de Basque: (Bkz.: Tamburo Basco).
Tambour de Jazz: Tek derisi olan kısa silindirli davul.
Tamburo Basco: Def. Tek derili, kasnağında çıngıraklar
olan trampet.
Tam–Tam: Afrika yerlilerinin davulu. Çekiçle çalınan
gong. Uluslararası sanat küğünde düşey bir planda asılı duran daire şeklindeki madeni plak.
Tanburo: (Bkz.: Tambour).
Tango: İki dörtlük (2/4) ölçüde yavaşça bir Arjantin
dansı. “Tangonun Tarihçesi” adlı yazıda Jorge Luis Borges tangonun hem şehvet, hem de müthiş
bir şiddetle dolu olduğunu belirtir. İddiaların tersine tango Buenos Aires’in kenar mahallelerinde,
gecekondu semtlerinde doğmamıştır; tangonun kökeninin genelevler olduğu konusunda çok kişi fikir
birliği içerisindedir. Bu düşüncede olanlara göre tangonun doğuş tarihi 1880 ile 1890 arasındadır.
Üstelik ilk tango orkestralarını oluşturan çalgılar arasında yer alan piyano, flüt, keman ve daha
sonraları bandoneon’un yüksek maliyetleri de bu görüşü doğrulamaktadır.
Tanto: ...Kadar. ...O kadar.
Tanto Possibile: Mümkün olduğu kadar.
Tanürek, Sevim: Ülkemizin önemli devlet adamlarından birisi
oğlu olan şahıs kırmızı ışıkta durmadan geçtiğinde peşine takılan
trafik ekibinden kurtulmak için hızlanırken Sevim Tanürek’e çarpmış, ağır yaralı
olarak hastaneye kaldırılan sanatçı altı gün sonra ölmüştür. Karakola götürülen bu şahsa polislerin
ehliyet sormaması sanatçının eşinin dikkatini çekmiş, bu durumu polislere hatırlattığında
ise “Siz ukalalık etmeyin, biz ne yapacağımızı biliriz” gibi bir cevap almıştır.
Kazadan sonra belediye arazözleri kazanın olduğu mahale gelip caddeyi baştan aşağı yıkamış
ve otuzbeş metrelik fren izini tamamen silmişlerdir. Sözkonusu şahsa kazadan sonra üç ay önce verilmiş
gibi ehliyet düzenlenmiş, sanatçının kocası hakime çocuğun ehliyeti olmadığını,
düzmece ehliyet verildiğini söylediğinde belediye başkanını sahtecilikle suçlamaması yolunda
azar işitmiştir. Olayı gören tanıkların hepsi tehdit edilip korkutulmuş, bu durumda Sevim Tanürek’in
eşi olayın peşini bırakmak zorunda kalmıştır. Sonuçta mahkeme trafik canavarı genci
üç ay hapse mahkum etmiş, bu ceza 1998’in rakamlarıyla beşyüzkırkbin lira cezaya çevrilmiştir.
Güzide sanatçı Sevim Tanürek’in eşi Emin Çölaşan’a olayı bu cümlelerle aktarmıştır.
Tanürek'e çarpan otomobili kullanan, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
oğlu Burak Erdoğan idi.
Tarantella: Üç sekizlik (3/8) ya da iki sekizlik (2/8)
ölçüde çok hızlı bir Napoli şarkısı.
Tarantelle: (Bkz.: Tarantella).
Tarcan Haluk: ''İstanbul Konservatuvarı”nı
Ferdi Statzer’in öğrencisi olarak bitiren Haluk Tarcan Roma’da ve “Siena Chigi Küğ Akademisi”nde
Guido Agosti ile çalıştı. Daha sonra Salzburg “Mozarteum Akademisi”nde Carlo Zecchi ile
ve Paris’de özel kurlar çerçevesinde Jacques Février ile piyano çalışmalarını sürdüren sanatçı
1994 yılına dek Paris, Münih, Ulm, Erding, Cenevre, Salzburg, Viyana, Varşova, New York, Ottava ve Toronto’da
çeşitli dinletiler verdi. Münih resitalinde çalmış olduğu Debussy’nin “Altı Prelüdü”
CD’ye kaydedildi. Değerli bir küğ pedagogu olan Tarcan, Verda Erman’ın da öğretmenliğini
yaptı ve O’nu Ferdi Statzer’in sınıfı seviyesine yükseltti. Ayrıca “Paris Konservatuvarı”nın
öğrencilerinden P. Alain Volondat’yı iki yıl çalıştırarak tüm tekniğini değiştirmesini
sağladı ve Volondat’nın “1983 Uluslararası Kraliçe Elisabeth Yarışması
Büyük Ödülü”nü almasını sağladı. Tarcan’ın Paris’te yetiştirdiği
öğrencileri “Cl. Kahn Ulusal Piyano Yarışması”nda birincilik dahil çeşitli ödüller
aldılar. Sanatçı ayrıca “Günümüzdeki Piyano Tekniği – Bilek Sakatlanmaları”
konusunda piyano tekniğini gösteren Fransızca bir yayının da yazarıdır. Ancak 1994 yılında
geçirdiği ağır bir deniz kazası sonrası dirseklerinden sakatlanınca piyanodan vazgeçmesi gerekti
ve onbir yıl dinletilerden uzak kaldı. Bir yandan yeni bir piyano tekniği ararken diğer yandan da “Sanat
Tarihi” alanında ikinci bir üniversite daha bitirdi. Üniversite üstü bilimsel araştırmalar da yapan
Tarcan Paris “CNRS/Bilimsel Ulusal Araştırma Merkezi”nde çalıştı. Bilimsel araştırmacı
olarak Sorbon’da altıncı seksiyonda yer aldı. Haluk Tarcan etnolojik konulardaki çalışmalarıyla
da büyük önem taşımaktadır. “Paris Bilimsel Araştırma Merkezi” ve “Sorbon”daki
öğrenimin verdiği olanaklarla bilinmeyen büyük bir Ön–Türk uygarlığını ortaya koymuş
olan Mirşan’la çalışarak O’nun Batı uygarlıklarındaki karşılığını
aradı. Evrensel uygarlıkların kökenindeki Ön-Türk kültürünü tüm dünyaya tanıtmak için 6 kitap, Türkçe
ve Fransızca makaleler yazdı ve Paris, Viyana, Zürih ve ülkemizde çeşitli konferanslar verdi. 2004’te
sakatlığını kendi piyano tekniği sayesinde yenmiş olarak dinletilere yeniden başladı
ve Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Amacı piyano öğreniminin genelde yanlış ve eksik olduğu
ülkemizde Fransız çocuklar yerine Türk çocuklarını yetiştirmek ve onlar arasında yetenekli olanları
uluslararası yarışmalara hazırlamak, dinletilerine yeniden başlamak, bazı yanlış saydığı
yorumlara karşı CD’ler hazırlamak, büyük Ön–Türk uygarlığının tanınması
için gerekli etkinliklerde bulunmak olarak açıklanabilir.
Tasto: (Bkz.: Tasto Solo).
Tasto Solo: Bir "continuo" partında yalnızca
belirtilen notanın (bas sesinin) yürütüleceğini gösteren işaret.
Taylan, Atilla: 1944 yılında Adana’da doğdu.
1961 yılında “Adana Erkek Lisesi”ni bitirdi. 1970 yılında “İstanbul
Üniversitesi Fen Fakültesi Jeoloji–Jeofizik Bölümü”nü ve 1979 yılında “Jeoloji Mühendisliği
Bölümü”nü bitirdi. 1970–1971 yıllarında “Maden Tetkik Arama Enstitüsü”nde
jeolog olarak çalıştı. 1971–1972 yıllarında Adana’da Ziyapaşa Bulvarı’nda
Mahmut Akan’ın villasında “Chicago Fun Club”ı kurarak küğ etkinlikleri gerçekleştirdi.
Bu etkinlikler “BBC”nin ilgisini çekti ve iki muhabir göndererek Atilla Taylan ile mülakat yaptılar.
Taylan “İncirlik Amerikan Hava Üssü Komutanlığı” vasıtasıyla “Chicago
Topluluğu”ndan övgü ve teşekkür aldı. “Chicago Fun Club” zamanın Türk
pop ve rock sanatçılarının yanı sıra çok yönlü bir sanatçı olan Özdemir Erdoğan’ın
da ilgisini çekti ve onur konuğu olarak Adana’ya geldi. Taylan 1972–1977 yılları arasında
müteahhitlik ve mühendislik hizmetleri yürüttü ve 1977 yılının sonunda “Devlet Su İşleri
Adana Bölge Müdürlüğü”nde çalışmaya başladı ve başmühendis olarak 1996 yılında
emekli oldu. Taylan küğ ile ilkokulda dinleyici olarak tanıştı. Taylan’a göre iyi bir dinleyici
olmak iyi bir küğcü olmak kadar zordur. Taylan 1992 yılında Emin Güven Yaşlıçam ile tanıştı
ve kendisini “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası”nın içinde buldu. Aynı yıl “Çukurova
Filarmoni Derneği”ni kurdular. Taylan bu derneğin genel sekreteri olarak 1997 yılına kadar
Adana kentinin sanat ve kültür kalkınmasına hizmet verdi. Bu orkestranın bir salona kavuşması için
verilen zorlu mücadelelerin başında yer aldı. Orkestra için salon yerini alıp ihalesi yapılmış
ve inşaatına başlanılmış iken bazı nedenlerden ötürü “Çukurova Devlet Senfoni
Orkestrası”ndan ayrılmasından sonra inşaat bıraktığı gibi kaldı. Taylan’ın
“Çukurova Filarmoni Derneği”nde çalıştığı yıllarda çeşitli resitaller
düzenlendi, sinfoni orkestraları ile rock gruplarının ortaklaşa yaptıkları “sinfonik
rock” modasına uyarak “Grup Paralel” ile Yaşlıçam’ın yönetkenliğinde
başarılı dinletiler düzenlediler. Bu dönemde Belediye Başkanı olan Selahattin Çolak’ın
önderliğinde “Al Bano & Romina Power” ikilisine ve oniki kişilik grubuna Adana’da
dinleti verdirttiler. “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” yönetimi “Filarmoni Derneği”
ile anlaşmazlığa düştükten sonra para kaynağı bulabilmek için Atilla Taylan ve arkadaşları
“Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Koruma ve Yaşatma Derneği”ni kurdular. 1996–1998
yılları arasında bu derneğin genel sekreteri olan Dr. Bülent Büyükiz ile “British Council”in
büyük katkıları ile İngiliz ve Türk grup ve orkestraları ile onbeşin üzerinde dinleti gerçekleştirdiler.
1998 yılında “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” yönetiminin isteği üzerine “Çukurova
Devlet Senfoni Orkestrası Koruma ve Yaşatma Derneği”nin faaliyetlerine son verdiler. Taylan’ın
son zamanlarda küğ yaşantısı bazı etkinliklere grup monte etmek, özel mekanlarda küğ konulu
sohbetler ve toplantılar düzenlemek, küğ arşivlerine ve zor bulunan CD ve DVD’lere erişmek için
çaba harcamak ve bolca küğ dinlemekle sınırlı bulunmaktadır.
|
|
 |
 |
 |
|